SİNEMA: FOXCATCHER

FOXCATCHER

Komediden drama geçen oyuncu, ağır makyajla tanınmayacak hale gelen oyuncu, yaşanmış gerçek hikâye… Foxcatcher filmini basit bir “Oscar yemi” diyerek geçiştirmek isteyenler için bir sürü bahane var.

Neyse ki ortaya çıkan film hiç de basit değil; tam tersine, gergin atmosferi, ince hesaplanmış yönetimi ve emek verilmiş oyunculuk performanslarıyla son derece keyif verici bir sürpriz.

1984 Yaz Olimpiyatları’ndan altın madalyayla dönen güreşçi ağabey – kardeş Dave ve Mark Schultz’un hikâyesini anlatıyor Foxcatcher. Ağabeyinin gölgesinde kaldığını hisseden Mark’ın hayatı (Channing Tatum), “hayırsever milyarder” John Du Pont’tan gelen bir telefonla değişiyor. Pennsylvania’daki devasa çiftliğinde bir güreş takımı çalıştırmak isteyen Du Pont, 1987 Dünya Güreş Şampiyonası yolundaki Mark’a reddedemeyeceği bir teklif sunuyor. (“Eyyy Pennsylvania’daki malikanesinde oturan zat!.. Sen kim oluyorsun da benim milletime güreş öğretiyorsun?!”)

Bunun niye anlatmaya değer bir hikâye olduğunu söylemek spoiler sayılır; hiçbir şey söylemeyeceğim. Ama bunun bir “spor draması” olmadığının altını çizmek lazım: Yönetmen Bennett Miller antrenman montajları, ilham verici konuşmalar ve mucizevi galibiyetlerle fazla ilgilenmiyor. Ön planda, farklı amaçlar peşinde koşan üç karakterin “mecburi” yoldaşlığı ve aralarında doğan ailevi, rekabetçi ve hatta homoerotik gerginlik var.

Buna rağmen senaryo bu üç karaktere eşit davranmıyor. Tatum’un ikna edici bir biçimde yansıttığı Mark, fazla düşünmeyen, konuşmayan, pasif bir karakter. Ağabey Dave ise filmin en az düşünülmüş tarafı sanki (Mark Ruffalo elindeki malzemeyi gayet iyi kullansa da, Dave’in olan biten karşısında ne hissettiği hiçbir zaman net olarak okunmuyor).

Anlaşılıyor ki, bu film eksantrik milyarder John Du Pont’u ağır bir prostetik makyaj altında canlandıran Steve Carrell’in filmi. Du Pont’un karmaşık karakteri, Carrell’in kontrollü, nüanslı oyunculuğu sayesinde rahatça gözlemlenebiliyor. Büyük tiratlar atılan, gösterişli bir rol değil bu; ama bütün filmin etrafında kurulduğu bir rol. Yönetmen Miller bunun gayet farkında ve gerilimi bu eksende ustaca yükseltiyor.

Yıllar sonra hala hatırlanacak bir film değil belki, ama bu sezonun sağlamlarından.

10 üzerinden 8

Reklamlar

3 responses to “SİNEMA: FOXCATCHER

  1. Geri bildirim: Gösterim tarihlerine dair mutsuz düşünceler | Anlayan Adam.·

  2. Geri bildirim: OSCAR’A DOĞRU DÜŞÜNCELER | Anlayan Adam.·

  3. Geri bildirim: SİNEMA: THE IMITATION GAME | Anlayan Adam.·

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s