Sinema: Rise of the Planet of the Apes



1968 yapımı ilk Planet of the Apes, hem yarattığı alternatif dünya ile seyircide merak ve hayret uyandırıyor, hem de içerdiği mesajıyla seyirciyi insanoğlunun evrendeki rolünün haklılığını sorgulamaya itiyordu. Film, bir aksiyon/macera filmi olarak değil, tamamen ve sadece bu iki değer üzerinde yükseliyordu.

2011 yapımı Rise of the Planet of the Apes, belki de işlediği konu nedeniyle (maymunlar nasıl bilinç kazanmışlar ve hangi motivasyonla dünyaya hükmetmişler?), bu iki değerden yoksun. Üstelik orijinal yapımdaki karizmatik Charlton Heston yerine, oyunculuğu gözümde sonsuza dek 2011 Oscar Ödül Töreni’ndeki dengesiz ve umursamaz tavırlarıyla lekelenmiş James Franco ile idare etmek zorunda. Bu eksiklikler nasıl kapatılmış peki? Çağırın Andy “Gollum” Serkis’i, dayayın efekti CGI’yı, olsun size mis gibi film.

Eh, mis gibi olmamış işte.

Maymun/insan dostluğu sahneleri yürek ısıtan cinsten olsa da, son 20 dakikadaki çatışma sahneleri son derece sürükleyici ve başarılı çekilmiş olsa da; orijinal filmin pek güzel işlediği sosyopolitik mesaj olmadan “Maymunlar Gezegeni” fikrinin hafif bir fantastik maceradan öteye gitmesi mümkün değil.

Orijinal film “İnsanlar vahşi yaratıklardır ve yıkım getirirler” deyip, özellikle çekildiği Soğuk Savaş dönemi hükümetlerine adeta bir uyarı niteliği taşırken, 2011 yapımı Rise of the Planet of the Apes aynı distopik fanteziyi kullanarak bize ne demeye çalışıyor? Hayvan deneylerini mi eleştiriyor? Kapitalist ilaç firmalarını mı? Bu fikirlerin hiçbiri filmin sonuna kadar takip edilmiyor.

Filmde birçok sahne 1968 versiyonunun adeta aynası niteliğinde; Parlak Göz’ün kafesinden ortalığı birbirine katarak kaçışından tutun, klasikleşmiş “Kirli pençelerini üzerimden çek, seni lanet olası iğrenç maymun!” repliğine kadar bir sürü göndermeyle dolu. Fakat bu hoş detaylar bir handikapı da beraberinde getiriyor: Eğer bu film orijinal filmi hatırlatmak için bu kadar uğraşmasaydı, ben seyirci olarak hiçbir mesaj aramadan, basit bir aksiyon filmi olarak izlerdim Rise of the Planet of the Apes’i. Bu haliyle ise ne olmak istediğine karar verememiş, karaktersiz bir film görüyorum karşımda. Beklentileri sinema lobisinde bırakarak gayet eğlenceli bir 100 dakika geçirebilirsiniz, ama daha fazlasını aramayın.

Not: Maymun Ceasar’ı oyuncu Andy Serkis’in canlandırdığını bilerek izledim ve pişmanım; maymuna her baktığımda Gollum’u, hatta Serkis’in bizzat kendisini gördüm! Başkasına da oldu mu bu?

Not 2: Arkadaşımın tek cümlelik “Maymunlar Cehennemi” eleştirisi: “Çok fazla maymun vardı.”



10 üzerinden 6.5

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s